Tüm yazılar everything is in one place
Resim ve fotoğraf

Resim maceralarım…

Giriş

Kendimi bildim bileli bir elimde kalem, diğerini bilemedim…

Resim yapmak benim için konuşmaktan daha önemli, kendimi ifade etmemin bildiğim en iyi yoluydu, hala da öyle. Yaşıtlarım büyüklerim hep birşeyler anlatır birşeyler konuşurlar. Ama çoğu kimse konuşulan konu hakkında konuşmak dışında birşey yapmaz, konular üzerinde tartışır hatta kavga ettiklerini de bilirim.

nusretiye camii

Nusretiye Camii – 1981 / karakalem

Konuşmak, insanın hayattaki yerini ve dışındaki evreni bilebilmesini sağlayan en önemli iletişim yolu sanıyorum. Ancak konuşmanın lineer olması yani harflerin, kelimelerin, cümlelerin sırayla söylenmesi, bana çok küçük yaşlandan beri enteresan gelmiştir. Neden böyle neden aklımdakileri bir çırpıda aktaramıyorum. Hatta duyguları konuşarak sözlerle aktarmak neredeyse imkansız.

ağlayan_çocuk

Ağlayan Çocuk – 1980 / yağlıboya

Resim yapmanın bana bu imkanı sağladığını anladım. Dahası bişeyler yaparak üreterek duygularımı da yaptığım şeylere aktarabiliyorum, ya da bana öyle geliyor…

atlı

??? – 1981 / yağlıboya

Bir gün konusunda, oldukça başarılı bir arkadaşım bana disleksi olabileceğimi söylemişti. Biraz araştırdım. Evet ihtimal çok yüksek. Eee ne yapalım yani. Hiç birşey. Sadece sorunun, konuşmalardan, anlatamamaktan ya da anlaşılamamaktan değil benden kaynaklandığını anlamama yaradı…

monalisa

Mona Lisa – 1981 / yağlıboya

Şimdilerde resim, işim oldu. Bilgisayarda 3D tasarım ve modelleme ile uğraşıyorum…

Life

Yaşam – 1994 / kolaj

 

devam edecek…

 

 

İlk yayın: https://pointpointblog.wordpress.com/2017/05/04/tablolarim/