Tüm yazılar everything is in one place
Düşünce

Varlık, Gerçeklik mi…

Selamlar Meraklı dostlar,

Bu bölümde bahsetmek istediğim konu, tarih boyunca cevabı aranmaya çalışılmış konulardan biri. Bunun gibi bir çok fikir öne sürülmüş ve sürülecektir de. Anlatacağım ya da anlatmaya çalışacağım şeylerin bir kısmının dil ile ifadesi bana göre mümkün değil. Henüz keşfedilmemiş belki de unutulmuş ( duygu transferi ) bir iletişim yoluyla anlatmanın mümkün olduğu inancındayım. Yeri geldiğinde ne demek istediğim sanırım anlaşılacaktır.

Bloğumun “Resim  Maceralarım” bölümünde ifade ettiğim gibi, anlatacaklarımı kendimi bilmeye başladığım zamandan beri içimde saklamak zorunda kaldığım soruların aslında sorun değil, bir çok kişide var olan bilgilerin dışa aktarılamaması sonucu oluşan sorun görünümlü durumlar olduğunu anladım. Bu durumun açıklanmasına beni teşvik eden şey ise kuantum fiziğinden  haberdar olmak olmuştur. Durum artık bilimle bir nebze de olsa izah edilebilir hale gelmiştir. En önemli bulgu da yeni bulguların ve fikirlerin klasik fizikle izahının mümkün olmayışının kabul edilmesi olmuştur.

Anlatacaklarım belki de kuantum fiziğinde henüz farkedilememiş bazı olayları kapsamaktadır. Bu büyük bir idia gibi duruyorsa da şu an için böyle olduğu kanısındayım.

Algıladığımız alem, sözdeki gibi algıladığımız alemdir. Alemin aslı değildir. Nereden biliyorum. Sınırlardan biliyorum.

Sınırlar var olmadan bildiğimiz türde bir varlığın olamayacağını anlarız. Sınırın varlığı sınırsızlığı da beraberinde getiren çok değerli bir olgudur. Kuantum bilimi bunun farkına vardı. Sınır demek iki tarafın varlığından bahsetmek demek. Yani bir şey aslında en az iki şeyden meydana geliyor demek yanlış olmaz. Bu da demek oluyor ki sınırlı kavramlarımız, algılarımız sınırsız olanda, her daim sınırlı algılıyor olur.

Konuşmak ve yazı bizi duygu gibi zengin bir bilişten çok çok düşük bir biliş seviyesine indirgemektedir. Duygular, sonunu bizim tayin ettiğimiz (tahamülümüz oranında) bir bilgi içerir. Kimisi duygusunu hemen yaşar ve başka duygulara bürünür. Kimisi de çok az duygu ile sonzuzlukta dolaşır. Bunu açıklayamam ama böyle olduğunu sizler de farketmiş olabilirsiniz.

Varlığı, küre olarak hayal edebilirsiniz. Bütün varlığın, yokluğun, bilişin, bilmediklerimizin ve bilemeyeceklerimizin olduğu bir küre.

Biz ve bizim gibi varlıkların algı düzeyi, bu kürenin içinde ilerleyen (zaman) bir doğru olduğunu (ışın) hayal edin.

Duygu durumlarında ise birer daire gibi ilerlediğimizi hayal edin. Aynı anda merkezinden dairenin her yönüne doğru. Bu durumun bugünkü klasik fizikte izahı yoktur.Bir nevi zamansızlık ( zaman dolanıklılığı ). Kuantum fizik bu durumu yeni yeni açıklamaya başladı. Bu açıklamaların bir zaman sonra birçok bilim adamı için bile anlaşılabilir olması beklenmemelidir. Yukarıda bahsettiğim gibi aynı anda birçok bilginin aktarıldığı (her daim vardı) ve algılanabildiği bir gerçeklik bizi bekliyor. Lineer değil dairesel. Yani duygusal iletişimin çok yakınındayız.

Bu durumu idrak edebilenler olduğu kadar edemeyenler de olacaktır. Bunda sorun yoktur. Merakların cevapları meraklılara ulaşacaktır. Merak etmeyenler için de bir bilgi olmayacaktır. Bunda da bir sorun yoktur. Her canlı istediği ( hak ettiği ) sınırlar ve benlikler içinde varlıklarını sürdürebilecekler.

Her ne yaparsak yapalım, benliğimiz var olduğu sürece az sınırlı ya da çok sınırlı olarak varlığı algılayabiliriz. Burada benlik dediğimiz şey de sınırlı varlık olmayı kabul edişimizin bir tezahürüdür. Bu şekliyle varlığın (gerçekliğin) hiç bir zaman tamamını idrak etmemizin mümkünü olmayacaktır. Benliğimizden ibadet (gerçek ibadet), meditasyon yada herhangi bir duruma kendimizi sokmadan, sadece dileyerek de sıyrılabilirsek. ışınsal konumdan dairesel konuma geçebilir ve varlığı hissetmeye başlayabiliriz, asla idrak edecek düzeye gelemeyiz. Burada önemli bir şey daha belirtmek gerekir, hissetmek dedim. Bu da bir duygu çeşidi olduğu için buna da dikkat çekmek istiyorum…

Bizim dışımızda tekamülü mini küreler gibi olan varlıkların da var olduklarını ancak onların da bütünü sınırlardan dolayı hiçbir zaman idrak edemeyeceklerini ancak bizlerden çok daha fazla ( süre olarak değil miktar olarak ) varlığı hissedebildiklerini ve artıları olduklarını söyleyebiliriz (küçük olsalar bile) .

Fikirlerimin az da olsa doğruluğuna inanlar için kendilerine şöyle bir deney yapmalarını rica ediyorum. Gerçi lineer bir eğitimle büyüdük ve hala yazarak  anlatmak zorundayım. Ama yazdıklarımın haricinde yazamadıklarımı da birazda olsa izah ettirebilmek hissettirebilmek için, şöyle bir çalışma yapmalarının durumu daha iyi kavramalarını sağlayacağını düşünüyorum.

Bu söylediklerimin hepsinin tam tersini düşünüp bir varlık alemi hayal etmeye çalışsınlar…

İşte sonuç arkadaşlar

Evrenin başlangıcı ile ilgili birçok bilim insanı, kendi branşlarıyla ilgili çalışmalar yapıp yayınlar sunmaktalar. Onlara naçizane bir öneride bulunmak istiyorum. Bu konunun cevabı, doğru sorunun sorulmasıyla ilgili. Her branş sorunu kendi masasına yatırıp bir tarafından bakıp, bütün hakkında yoruma kadar giden çalışma içindeler.

Soruyu biraz yukarılara çıkarak hazırlarlarsa daha doğru soruyu bulacaklarını düşünüyorum. Bu durumu anlatmak çok zor. Ama örnek olabildiğince doğrudur.

Evrenin başlangıcı ve öncesi. Yukarıda anlattığım sınır kavramı içerisinde saklıdır. Sınır da nelerin olduğunun anlamlandırabilirsek. Birçok şeyin var olması yok olması hatta doğum ve ölüm hakkında bile birçok bilgiye ulaşılabilineceğini düşünüyorum. Bu bilginin hazmedilmesi ayrı bir süreç olacaktır.

Varlık çok güzel (kusursuz) işlemektedir. Her sorunun cevabı hazırdır. Ancak bizi daha kamil yapacak cevaplar, sorduğumuz soruların bilgeliği ile alakalı olacaktır. Soruların yanlış sorulması, yanlış cevaplara ( ancak sorunun doğru cevabına) götürerek çok uzun yola sapmamıza sebeb olmaktadır…

Fraktal yapının varlığı, her ölçekte vardır. Dolayısıyla kendimizi çok aşan ölçeklerdeki bilgilere de ulaşma yolu olarak değerlendirilmesi gerekir. Öncelikle ne aradığımız önemlidir. Bizi bir sonraki anımıza taşıyacak şey budur. Bunları yazıya aktarırken arada yakalayamadığım çok daha fazla bilgi var…

Sınır bizim varlık alemimizde mutlak olan tek şeydir. Neyin sınırı olduğu ayrı bir konudur. Ancak sınır anlaşılabilirse her şeyin cevabı hazırdır.

teşekkür ederim.

 

 

İlk yayın: https://pointpointblog.wordpress.com/2017/09/13/varlik-gerceklik-mi/